<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>afemoti &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/afemoti/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "afemoti"</description>
	<pubDate>Sat, 11 Oct 2008 06:26:19 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Semih'i de yitirdik... ]]></title>
<link>http://acturca.wordpress.com/?p=2385</link>
<pubDate>Wed, 20 Feb 2008 09:32:03 +0000</pubDate>
<dc:creator>acturca</dc:creator>
<guid>http://acturca.fr.wordpress.com/2008/02/20/semihi-de-yitirdik/</guid>
<description><![CDATA[Cumhuriyet (Türkiye) 17.02.2008
Uğur Hüküm, Paris
 
Semih Vaner &#8216;i 12 Şubat, geçen salı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span class="H2">Cumhuriyet (Türkiye) 17.02.2008</span></p>
<p class="MsoNormal">Uğur Hüküm, Paris</p>
<p><span class="H2"><b></b> </span></p>
<p><a href="http://fr.wordpress.com/tag/semih-vaner/" target="_blank"><span class="H4"><b>Semih Vaner</b></span></a> <span class="H4">'i 12 Şubat, geçen salı akşamüzeri yitirdik. Hepimizin, tüm dost ve yakınlarının başı sağ olsun. Yeri doldurulamaz bilim adamlarımızdan, </span><span class="H4"><b>'eş'</b></span> <span class="H4">i bulunamaz nadir insanlarımızdan, arkadaşlarımızdan biriydi.</span><!--more--><span class="H4"> Bu </span><span class="H4"><b>'eşsizlik' </b></span><span class="H4">laf olsun diye sarf edilmiş bir sözcük değil. O son derece tutucu Fransız idari ve akademik dişlilerinin arasından sıyrılıp, Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü ve Fransız Ulusal Bilimsel Araştırmalar Merkezi (CNRS) gibi bir kuruma girmek, başlı başına devasa bir hendeği atlamak olduğu gibi, bir Türk olarak kendini kabul ettirmek, uçurum aşmak gibi bir süreç. Hem de ruhunu, onurunu, aydın dürüstlüğünü kaybetmeden... </span></p>
<p><span class="H4"></span><span class="H4">Matem yazısı yazmak her zaman çok acı. Her türlü yazıdan daha ağır ve yorucu. Ancak birilerinin bu gölgedeki büyük insanlara asgari vefayı göstermesi, onlardan kalan izleri vurgulaması bir boyun borcu, asgari şükran ifadesi. Berlin Festivali'nde </span><span class="H4"><b>Fatih Akın</b></span> <span class="H4">'la boy gösteren, </span><span class="H4"><b>'yeni keşif, transparan göçmen kızımız'</b></span> <span class="H4">(!) ile anında tanışırsınız, ama eserleri asırlar boyu Türkiye'yi tanıtacak bir göçmen bilim insanı Semih Vaner şu fani dünyadan göçer gider de, o boyalı basın, hakkında tek kelime etmez. Aslında Semih'i belki bir kısmınız Türk basınındaki bir iki yazısından veya </span><span class="H4"><b>"Unutkan Tarih (Sovyet Sonrası Türk Dilli Alan)", "Türk-Yunan Uyuşmazlığı" </b></span><span class="H4">(Metis Yayınları) gibi Türkçeye de çevrilmiş çalışmalarından tanıyabilirsiniz. Semih'in eseri elbette ki bunun çok ötesinde. </span><span class="H4"></span></p>
<p><span class="H4">26 Temmuz 1945 İstanbul doğumlu Semih, Saint-Benoit Lisesi'ni bitirdikten sonra Lozan'da Siyasal Bilgiler okudu. Doktorasını Paris Sorbonne Üniversitesi'nde tamamladı. Devrinin bütün idealist solcu gençleri gibi heyecanla ülkesine göreve koştu. İstanbul Üniversitesi'ne girdi. Bursa Uludağ Üniversitesi'nin kuruluşunda yer aldı. Karanlık 12 Eylül tünelinden çıkışı 1981-82 yıllarında Paris'te buldu. Zorlu bir süreçten sonra Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü ve CNRS bünyesinde kurulu CERI / Uluslararası Araştırma ve İncelemeler Merkezi'nde öğretim görevlisi ve araştırmacı olarak çalışmaya başladı. Keskin zekâsı, eleştirel bakışı, bilimsel titizliği, zengin mizah özelliği ona seçkin bir konum kazandırdı. Bugün de Türkiye'nin gündeminde olan demokratikleşme, AB ilişkileri, Türk-Yunan-Kıbrıs sorunu, Ermeni tartışması, Kürt ve benzeri çok etni ve kültürlülük sorunları gibi konularda yazdı, araştırdı, ulusal ve uluslararası arenalarda, Türkiye'nin, Türk toplumunun, insanının uzun vadeli yararları doğrultusunda mücadele etti. Yorulmaksızın her sorulana cevap, her davete icabet etti, binlerce genç öğrenci yetiştirdi, eğitti. </span></p>
<p><span class="H4">1984'te </span><span class="H4"><b>"Fransız Doğu Akdeniz ve Türk-İran Dünyası Araştırmaları Derneği / AFEMOTI"</b></span> <span class="H4">bünyesinde çıkarttığı bilimsel CEMOTI dergisi, alanında bir ilkti. 10 kişisel ve kolektif araştırma kitabı, çok sayıda bilimsel makale ve katkısı olan Semih Vaner, Le Monde, Le Figaro ve Libération başta olmak üzere tüm Fransız basın-yayınında çıkan yazı ve konuşmalarıyla Türkiye konusunda ölçüt isimdi. Dünyada, Fransa'da Türkiye için düzenlenen sayısız eylem ve toplantıda ülkesinin gerçek, dürüst bir aydını olarak yer almış, AB ve Fransız yöneticileri tutarsız politikalarından ötürü şiddetle eleştirmiş ve katıksız bir insan hakları savunucusu olmuştu. Kendini yalnızca bugün 19 yaşında olan oğlu ve akademik ve siyasi mücadelesine hasreden bu parlak bilim insanı sürekli yeni projeler üretmiş, sayısız kolektif çabanın başını çekmişti. 35 yıldır Fransa'da yaşayan biri olarak sizlere acımızın derinliği ve kaybımızın büyüklüğünü nasıl anlatmalıyız, bilemiyoruz. Fransız kamuoyunun cahilliğine, başta Fransız sağcı ve milliyetçi politikacıların çalışmaları olmak üzere radikal Ermeni çevrelerin baltalayıcı faaliyetleri, Türk makamlarının beceriksiz, silik tavır ve tepkileri ve de elbette ki Türkiye'deki içler acısı siyasi gelişmeler eklenince cevaplanacak yoğun soru ve sorunların sorumluluğu kısmen de olsa iki elin parmak sayısını geçmeyen Fransa'da yaşayan Türk ve Türkiye kökenli aydına düştü. Bu aydınlarımızın başında Semih'in de </span><span class="H4"><b>"En Büyüğümüz" </b></span><span class="H4">olarak nitelediği, 19 Temmuz 2005'te 63 yaşında aramızdan ayrılan bilge insan,</span> <span class="H4"><b>Stefan Yerasimos </b></span><span class="H4">geliyordu. Semih Vaner geçen yıl, ansiklopedik referans gibi kalacak, çok sayıda uzmanın katkılarıyla hazırladığı </span><span class="H4"><b>"La Turquie / Türkiye" </b></span><span class="H4">başlıklı bir kitabını ona ithaf etmişti. Şimdi de öteki </span><span class="H4"><b>"En Büyüğümüz" </b></span><span class="H4">bizi öksüz-yetim bıraktı. </span></p>
<p><span class="H4"></span><span class="H4">Son konuşmalarımızdan birinde şöyle demişti, </span><span class="H4">"</span> <span class="H4">Nicolas Sarkozy </span><span class="H4"><b>dünya için </b></span><span class="H4">Recep Tayyip Erdoğan'</span> <span class="H4"><b>dan daha büyük bir tehlikedir. İkincisi kendi düştüğü yeri yakar, ilki Avrupa'yı, yani dünyanın aydınlık yüzünü...</b>"<b> </b></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Semih Vaner’in ardından...]]></title>
<link>http://acturca.wordpress.com/?p=2384</link>
<pubDate>Wed, 20 Feb 2008 09:14:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>acturca</dc:creator>
<guid>http://acturca.fr.wordpress.com/2008/02/20/semih-vaner%e2%80%99in-ardindan/</guid>
<description><![CDATA[Bianet (Türkiye) , 18 Şubat 2008, Pazartesi
Cengiz Çağla *
Fransa’da Türkiye uzmanı sosyal b]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bianet (Türkiye) , 18 Şubat 2008, Pazartesi</p>
<p>Cengiz Çağla *</p>
<p>Fransa’da Türkiye uzmanı sosyal bilimciler arasında referans isim olarak tanınan Vaner, aydın tavrını gösterir, sözünü sakınmazdı. Ölümü Türkiye basınında nedense yer almadı.<!--more--></p>
<p>Fransız Uluslararası Araştırmalar Merkezi (CERI) öğretim  üyesi, Doğu Akdeniz ve Türk-İran Dünyası Çalısmaları Derneği (AFEMOTI) Başkanı, <a href="http://www.ceri-sciences-po.org/publica/cemoti/presente.htm" title="Cahiers d'études sur la Méditerranée orientale et le monde turco-iranien" target="_blank">CEMOTI</a> dergisinin editörü Dr. <a href="http://fr.wordpress.com/tag/semih-vaner/" target="_blank">Semih Vaner</a>, 12 Şubat Salı gecesi, uzun süredir tedavi edilmekte olduğu Paris’te yaşamını yitirdi.</p>
<p>St.Benoit lisesi mezunu olan  Vaner, Lausanne Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdikten Paris-Sorbonne Üniversitesi’nde siyaset bilimi doktorası yaptı. Bir süre Bursa Uludağ Üniversitesi’nde çalışan Vaner 1982 yılında Fransız Uluslararası Araştırmalar Merkezi’nde çalışmaya başladı.Bu görevini ölümüne kadar aralıksız sürdüren Vaner’in 1985 yılında yayımına başlayarak editörlüğünü üstlendiği CEMOTI (Cahiers d’Etudes sur la Méditerrannée Orientale et le Monde Turco-Iranien) dergisi, Fransız Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi tarafından ülkenin en saygın bilimsel yayınları arasında gösteriliyor.</p>
<p>Kısa bir dönem Yeni Yüzyıl gazetesinde köşe yazarlığı da yapan Vaner’in Türkçe'ye çevrilen yapıtları arasında "Türk-Yunan Uyuşmazlığı" (Metis, 1990), "Unutkan Tarih, Sovyetlerden sonra Türk Dilli Alan" (Metis, 1997) başlıklı iki derlemesi bulunuyor.</p>
<p>Vaner’in büyük çoğunluğunu Fransızca olarak kaleme aldığı yapıtları Türkiye siyaseti ana teması çerçevesinde otoriter modernleşme, siyasal İslam ve milliyetçiliğin yükselişi, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri gibi konuları içeriyordu. Vaner’in editörlüğünü üstlendiği son yapıt Paris’te Fayard yayınevi tarafından 2005 yılında yayımlanan  <i>La Turquie</i> adlı  733 sayfalık  derleme oldu.</p>
<p><b>Sözünü sakınmazdı</b></p>
<p>Fransa’da Türkiye uzmanı sosyal bilimciler arasında referans isim olarak tanınan Vaner, katıldığı toplantılarda ve kendisiyle yapılan söyleşilerde aydın tavrını gösterir, sözünü sakınmazdı. Vaner, Le Monde, Le Figaro ve Libération gibi Fransız günlük gazeteleriyle  televizyonlar dahil tüm basın-yayın kurumlarında çıkan yazıları ve konuşmalarıyla da tanınırdı.</p>
<p>Fransız kamuoyunun Türkiye konusundaki cahilliğini ve Devlet Başkanı Sarkozy’yi sık sık eleştiren Vaner, evrensel insan haklarını ve Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini savunuyordu.  Uğur Hüküm’ün www.sansursuz.com’daki ifadesiyle “çağdaş uygarlığın son kalesi saydığı Avrupa fikri ve Türkiye’nin onun içindeki özgün yerine içtenlikle inanıyordu.”</p>
<p><b>Vaner'in ölümü nedense basında yer almadı</b></p>
<p>Semih Vaner, 15 Şubat Cuma günü Paris’teki Bagneux mezarlığında toprağa verilmiş. Bu haber Türkiye basınında nedense yer almadı. Ülkesiyle ilgili sayısız eylem ve toplantıda yer alan, eleştirel tavrından ödün vermeyen, gerçek ve dürüst bir aydın olan Semih Vaner, geride ülkesini Avrupa’da tanıtmaya devam edecek ve unutulmayacak eserler bıraktı.</p>
<p><b>"Entelektüel büyükelçi"</b></p>
<p>Semih Vaner adıyla ilk kez 1986 yılında tanışmıştım.O dönemde Boğaziçi Üniversitesi’ndeki sosyoloji hocam Nilüfer Göle Türkiye’de şiddetin yaygınlığının nedenleri konusunu merak ettiğimi bildiğinden bana Vaner’in “Les Engrenages de la Terreur en Turquie” (Türkiye'de Terörün Kötü Sonuçları) başlıklı çalışmasını getirmişti. Bu çalışma Vaner’in Türkiye siyasetiyle ilgili sayısız çalışmasından sadece biri.</p>
<p>Daha sonra, Fransız Kültür Merkezi Kütüphanesi'nde görerek okuduğum CEMOTI sayılarıyla devam eden bu tanışıklık  2000 yılından itibaren keyifli bir dostluk ve verimli bir işbirliğine dönüştü.</p>
<p>2005 yılında öğrencilerimi akademik bir geziyle Paris’e getireceğimi duyunca çocuklar gibi sevinmiş, CERI’de bizim için bir kokteyl organize etmişti... Vaner’le ilgili yazılacak çok anı ve söylenecek çok şey var. Ama özetle, Paris’te Türkiye’nin akademik ve entelektüel büyükelçisi gibi olduğunu düşünüyorum...Onu unutmayacağım. Yine Uğur Hüküm’den bir alıntıyla bitireyim:</p>
<blockquote><p>    “....Matem yazısı yazmak her zaman çok acı. Her türlü yazıdan daha ağır ve yorucu. Ancak birilerinin bu gölgedeki büyük insanlara asgari vefayı göstermesi, onlardan kalan, kalacak izleri vurgulaması bir boyun borcu, asgari şükran ifadesi. (...) Eserleri asırlar boyu Türkiye’yi tanıtacak bir Semih Vaner şu fani dünyadan göçer gider de, o boyalı basın hakkında tek kelime etmez.” (CÇ/TK)</p></blockquote>
<p><i>* Cengiz Çağla, Doç. Dr., Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü </i></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hommage à Semih Vaner]]></title>
<link>http://acturca.wordpress.com/?p=2382</link>
<pubDate>Mon, 18 Feb 2008 19:09:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>acturca</dc:creator>
<guid>http://acturca.fr.wordpress.com/2008/02/18/hommage-a-semih-vaner/</guid>
<description><![CDATA[Libération (France), 18 février 2008, p. 37
Faruk Bilici *
Politologue reconnu et respecté par le]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Libération (France), 18 février 2008, p. 37</p>
<p>Faruk Bilici *</p>
<p>Politologue reconnu et respecté par le monde scientifique, <a href="http://fr.wordpress.com/tag/semih-vaner/" target="_blank">Semih Vaner</a> est mort le mardi 12 février. Né à Istanbul en 1945, Vaner était diplômé de la faculté de science politique de l'université de Lausanne et avait obtenu, en 1976, son doctorat à la Sorbonne.<!--more--> Il a enseigné la science politique à l'université de Bursa (Turquie) avant d'intégrer en 1982, en tant que chercheur, le Centre d'études et de recherches internationales (Ceri).</p>
<p>Devenu directeur de recherche dans cette même institution, il n'a eu de cesse de réfléchir aux grands problèmes contemporains autour de la Méditerranée et plus particulièrement de la Turquie. Les ouvrages qu'il a rédigés ou dirigés - tels que le Différend gréco-turc ; Modernisation autoritaire en Turquie et en Iran ; la Turquie en mouvement ou encore l'Europe avec ou sans la Turquie - sont le fruit d'une observation attentive mais surtout l'expression d'un souci de démocratisation de ce pays et de son intégration pleine et entière à l'Union européenne.</p>
<p>Semih Vaner a inauguré, en 2005, la collection Ceri-Fayard avec la Turquie. Devenu un ouvrage de référence complet et dédié à un autre grand chercheur et ami, Stéphane Yérasimos, la Turquie a réuni une quinzaine de spécialistes, pour aborder de nombreux aspects contemporains de la Turquie et mettre en avant sa spécificité dans le monde musulman : la démocratie représentative comme régime politique. Le passage de l'Empire ottoman à la République y est étudié en profondeur, au travers des thèmes fondamentaux que sont l'islam, les disparités régionales, la culture, l'économie, les relations extérieures et l'émigration. Ce panorama met en évidence les métamorphoses d'une puissance émergente, les contradictions d'une société jeune aux racines anciennes, passant en revue tous les aspects de la société dont Vaner était issu et sur laquelle son regard était sans concession.</p>
<p>Mais l'oeuvre majeure de Semih Vaner est certainement la revue qu'il a fondée en 1985 : Cahiers d'études sur la Méditerranée orientale et le monde turco-iranien (les Cémoti). Ces cahiers sont édités et diffusés avec le concours du Centre d'études et de recherches internationales, de la Fondation nationale des sciences politiques, du CNRS et bien d'autres organismes.</p>
<p>A leurs débuts très modestes, les Cémoti sont devenus en vingt ans la référence incontournable sur cette vaste zone géographique qui s'étend des Balkans et de la Méditerranée orientale à l'Asie centrale ex-soviétique et au Xinjiang en passant par le Caucase. Il s'agit d'un ensemble géopolitique ayant ses spécificités culturelles et linguistiques, en proie à des crises fréquentes et profondes qui se multiplient depuis l'effondrement du communisme, aujourd'hui une zone d'importance stratégique majeure.</p>
<p>Les Cémoti ont réuni durant ces années un très grand nombre de chercheurs, d'universitaires et le dernier numéro, dédié à Nos Vingt Ans ! Berlin-Kachgar (2005), fait précisément le bilan du travail accompli sous la direction de Vaner. Tous ses travaux et prises de positions indiquaient sa détermination, sa rigueur scientifique et son honnêteté intellectuelle. Son premier mot dans ce numérosera notre dernier pour que Semih Vaner continue à vivre au travers de "sa" revue : "Chère lectrice, cher lecteur, à l'occasion du vingtième anniversaire de la création de notre revue, nous revenons vers vous avec un bébé sain et jovial ! C'est maintenant à vous de le faire grandir."</p>
<p><i>* Faruk Bilici professeur des universités à l’Institut national des langues et civilisations orientales (Inalco), membre du comité de rédaction des Cémoti. </i></p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
